Giriş
Ceza Muhakemesi
toplumda çoğu kişinin temas etmiş olduğu yargılama türlerinden bir tanesidir.
Gerçekten de toplumda yaşayan çoğu kişi birden farklı sıfatlarla söz konusu
yargılamalara iştirak etmektedir. Söz gelimi, kişiler tanık, sanık, katılan,
bilgisine başvurulan, şüpheli, müşteki vb. sıfatlarla ceza muhakemesine temas
etmektedir. Söz konusu yazımda ceza muhakemesinin soruşturma evresinde kolluk
birimleri tarafından şüphelinin ifadesinin müdafi olmaksızın alınması ve söz
konusu ifadenin mahkemece ne şekilde karara konu edileceğine ilişkin
açıklamalara yer vereceğim.
Şüphelinin Kolluk Birimlerince
İfadesinin Yargılamadaki Yeri
Ceza Muhakemesi
Kanunu 2/a hükmü mucibince şüpheli "Soruşturma evresinde suç şüphesi
altında bulunan kişiyi" ifade etmektedir. Söz konusu sıfatı taşıyan kişi
suç şüphesi altında bulunmaktadır. Suç şüphesi altında bulunmasından kastın
ilgili suçla temasının olduğuna yönelik bulguların var olmasının anlaşılması
gerekmektedir.
Soruşturma evresinde,
kişinin suç şüphesi altına girmesi ile birlikte şüphelinin bazı hakları gündeme
gelmektedir. Bu yazımda bu hakları yalnızca sıralamak ile yetineceğim.
1-Müdafiiden
yararlanma hakkı
2-Susma hakkı, Kendini
suçlamama hakkı
3-Lehine olan
delillerin toplanmasını isteme hakkı
4-Haklarını ve İsnat
edilen suçu öğrenme hakkı
5-Suçlama ve
niteliğinin bildirilmesini isteme hakkı
6-Dosyayı inceleme ve
Örnek alma hakkı
7-Yasak ifade ve Sorgu
yöntemlerinden korunma hakkı
Yazımızın temelini
oluşturan hak müdafiden yararlanma hakkıdır. Şüphelinin müdafi huzurunda ifade
vermek istediğini söylemesi halinde şüphelinin müdafisi var ise ona haber
verilir yoksa hangi baro bölgesinde ise o barodan müdafi görevlendirilmesi
yapılmak sureti ile şüphelinin ifadesi müdafi huzurunda alınacaktır.
Müdafi hazır
bulunmaksızın alınan ifade CMK 148 hükmü uyarınca; Müdafi hazır
bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya
sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Dolayısıyla, müdafi hazır
bulunmaksızın alınan ifadenin mahkemece dikkate alınabilmesi için mahkemede
ifadeyi veren kişi tarafından doğrulanması gerekmektedir. Bu durumun pratik
sonucu olarak söz konusu ifade mahkemede doğrulanmadığı takdirde, kişi hakkında
verilecek kararda kollukta verilen ifade dayanak alınarak mahkumiyet hükmü
tesis edilemeyecektir.
Anayasa Mahkemesi'nin 08.12.2016
tarih ve 2014/12002 başvuru numaralı kararında "Bir ceza
davasında kendi aleyhine tanıklık etmeme ve delil vermeye zorlanmama hakkı, suç
isnadını zorla veya baskıyla sanığın isteğine aykırı olarak elde edilen
delillere başvurmadan kanıtlamaya çalışmayı gerektirir. Avukata erişimi
sağlanmayan sanığın kolluktaki ikrarının mahkûmiyet kararında kullanılması
durumunda savunma hakkına telafi edilmez biçimde zarar verilmiş sayılacaktır.
Soruşturma evresinde elde edilen ikrarın, kötü muamele ve işkence altında
verildiği belirtilerek reddedilmesi durumunda mahkemece bu husus irdelenmeksizin ikrarın
dayanak olarak kullanılması önemli bir özen eksiklikliğidir." şeklinde hüküm tesis
edilmiştir. Anayasa Mahkemesi soruşturma evresinde sanığın müdafi olmaksızın
ifadesinin alınmasını savunma hakkına zarar vereceğini açıkça ortaya koymuştur.
YARGITAY 17. CEZA
DAİRESİ 25.05.2017 tarihli2016/9989 Esas
ve 2017/6471 Karar sayılı
kararında "Sanık hakkında dosya içerisindeki aleyhe tek delilin
sanığın 08.08.2006 tarihinde kollukta alınan ikrar içerir ifadesi olduğu, söz
konusu savunmada müdafii bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 148/4. maddesine
göre, müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme
huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı,
bu itibarla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar
verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması; Bozmayı
gerektirmiş," denilmek sureti ile sanık aleyhine tek delilin kolluk
aşamasındaki müdafi olmaksızın ikrarı olduğu gerekçesi ile ilk derece
mahkemesinin kararını bozmuştur.
İlgili durumla alakalı
benzer kararların künyeleri için bakınız.
1- YARGITAY
2. CEZA DAİRESİ Esas : 2015/17979
Karar : 2018/5722 Tarih : 7.05.2018
2- YARGITAY 16.
CEZA DAİRESİ Esas : 2017/2783 Karar :
2018/218 Tarih : 6.02.2018
3- YARGITAY 19.
CEZA DAİRESİ Esas : 2016/982 Karar :
2017/6010 Tarih : 21.06.2017
4- YARGITAY 7.
CEZA DAİRESİ Esas : 2016/18650 Karar
: 2017/4880 Tarih : 5.06.2017
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder